ÖNCE İNSAN

Seçilmişler bizlere hitap ederken en çok kullandıkları söylemlerden biride, “ insanların mutluluğu huzuru için gece gündüz çalışıyorum.” Diyerek bizlere yüksek tondan demeçler vermelerini gün geçmiyor ki ulusal kanallardan birinden duymayalım. Evet, “ önce insan,” insanda niçin bu kadar insanların büyük bir kısmı mutsuz? Sorunlu, sıkıntılı iken, bir avuç mutlu azınlık zevk sefa içerisinde yaşamaktadır. Bu seçilmişler niçin Bir şeyler yapıp da mutlu çoğunluk bir türlü ülkemiz de oluşturmamaktadırlar? Hâlbuki oy verenlerin büyük bir kısmı mutsuz azınlık.  Her seçim geldiğinde bin bir vaatlerle insanlar kandırılıp, aldatılmaktadır. Bir sonraki seçimde yine bir daha güzel vaatler ve sonu gelmeyen kısır döngü devam edip durmaktadır.

Pandemi (salgın) covit 19 dünyayı kasıp kavurdu. Ülkemizde bundan nasibini aldı. Bir türlü dünya ülkelerinin açıkladığı gibi bizim sağlık bakanlığımız verileri açıklamadı. Gelinen noktada salgında Avrupa’da birinci, dünyada dördüncü ülke olduk. Nüfus yoğunluğu bazından hesaplar isek ilk sıralara tırmanır bir durumdayız. Hastalığı almış, değeri pozitif çıkanları karantinaya ah bir alabilseydik belki bu gün böyle olmayacaktı.

İbadethaneler açık biz niye cem evlerini açmıyoruz? Gibi serzenişler duyuyorum. Hatta bazıları arayarak niye bizim cem evimiz kapalı? Diye de soranlar olmuyor değil.  Bizlerin görevi bu canlarımıza niye cem evini kapattık? Niye görgülere ara verdik?  Niye bir araya gelip toplantılar yapmıyoruz? Sorularına cevap vermek. Hep söylediğimiz bir söz var. “ yol cümleden uludur” “gönül kalsın yol kalmasın” diye yolumuz her zaman insan a büyük değer vermiş ve yol hizmet erleri birbirine hitap ederken hep “can” diye hitap etmiştir. Can değerlidir. Karşımızdakinin can ı her zaman diğeri için sağlığına, sıhhatine değer verip koruyup koruyan bir durumda olması gerekir. Bilerek, isteyerek, yada gerekli önlem tedbiri almayıp, diğer canların zarar görebileceği, eylemi gerçekleştiren bir canımız yol düşkünüdür. Yani inanç boyutlu yapacağımız cemlerde bulunamaz, Erkanlarımıza katılamaz. toplum içerisinde olamaz. Gerçek bu iken, bizler bu salgını bu şekilde görürken, gözlemlerken, cem evlerini açar isek, bir veya birkaç canımız orada hastalanır, Cavit 19 mikrobunu alırsa bunun hesabını nasıl verebiliriz?  Bu yükü nasıl kaldırırız? Her sözün başında demiyor müyüz, “insanların en hayırlısı insanlara iyilik edendir” biz insanların hastalanmasına, ölmesine sebep olur isek bunun altından nasıl kalkarız. Yol bize böyle bir hakkı hiçbir zaman vermedi veremez de. İbadetini her can her yerde yapabilir. Bunda hiçbir sakınca yok. Gerekli tedbirler alınıp, aşılama yapılır ise eski normal günlere döndüğümüzde sosyal aktivitelerimize kaldığımız yerden devam ederiz. Ama şu anda toplum sağlığını düşünerek, her türlü bir araya gelmenin önüne engel olmamız gerekir, diye düşünüyorum. Aşk ile.

Muharrem ERKAN