Basına kamuoyuna

   

Sedat PEKER tarafından “ Bu günlerde cem evlerine saldırı yapılabilir” diyerek, geçmiş yıllarda Mehmet ağarın adamları tarafından ” geçmişte Gaziosman- paşa’daki kahve saldırısından daha büyük bir saldırı “ planladıklarını söylemektedir” Bizlerin; geçmiş yıl -larda yapılan faali meçhul ne kadar olay varsa hükümet yetkililerin bilgisi dâhilinde geliştiği kanısı yükselmektedir.   Demokratik ülkelerde vatandaşın, yurttaşın, mal, can güvenliğinden Devlet erkinin güç mekanizmasını yönlendiren hükümetin sorumluluğu altında-dır. Suç örgütü lideri, geçmiş yıllarda yapılan katliam, saldırı, vatandaşın malına el koyma, gibi suç işlendiğini, bu suç örgütleri tarafından, hükümetin önemli makam, mevkiinde bulunan kişilerin bilgisi, isteği, arzusu, yönlendirmesiyle yapıldığı iddiasında bulunulmaktadır.  Bu gün Maraş, çorum, gazi, Ümraniye, Sivas’ın uğur mumcu ve birçok olayın gerçek sorumluları yargının önüne çıkartılamadı.  Susurluk ta tüm insanların gözlerinin önüne saçılan “devlet, mafya. Polis “ iş birlikteliği ortaya çıkmış, bu olayın yeterli araştırması yapılarak gün ışığına çıkartılamamıştır.  Galatasaray lisesinin önünde yıllardır her cumartesi günleri gözyaşlarını yüreklerine akıtan anaların sessiz çığlıkları, duyulmuyor, görülmüyor. Seçim arifelerinde sözde dinlenilen, analara,” katiller bulunacak, çocuklarınızı bulacağız, getireceğiz” sözleri havada kalmıştır. Bu gün bu anaların demokratik hakları olan “gösteri hakları” orantısız saldırılara maruz kalmaktadır.  Hukuk devletlerinde bağımsız yargının, cumhuriyet savcıları bu gibi iddiaların araştırılması, soruşturulması yönünde adımlar atar. Cumhurun (halkın) haklarının savunucusudur. Mal, can güvenlikleri yasalarla güvence altındadır. Devlet her türlü terörün karşısında yer alması gerekmektedir. Ülkemizde bunun böyle olmadığını yaşayarak, gözlemlemekteyiz.  

              Anayasamızın 2.maddesi “Türkiye cumhuriyeti, demokratik, laik, sosyal hukuk devletidir” demektedir. Yürütme erkini elinde bulunduran hükümetler anayasamızın bu maddelerinin uygulanmasını sağlaması gerekmektedir. Şayet yürütme erkini elinde bulunduran hükümetler anayasanın maddelerine aykırı hal, hareket, davranış, uygulamalarda bulunduğunda anayasa mahkemesi müdahil olur. Gel gör ki yeterli müdahale yapılmamaktadır.  Ülkemiz laik ülke değildir.  Laik ülkede zorunlu din dersi, devlet bünyesinde diyanet kurumu, devlet erkini elinde bulunduran yürütme görevini yerine getiren kişilerin kendi inançsal yapısını topluma dayatamaz, devlet imkân olanaklarını kullanamaz, inançsal şovlar yapamaz. Ama ülkemiz de yapılmaya devam edilmektedir.

                Karadeniz Alevi Bektaşi federasyonu olarak;

              – Tüm faali meçhuller, kayıplar araştırılıp gün ışığına çıkartılarak suçluların yargılanmasını,

  – Meclis araştırmalarının yapılmasını, yürütmedeki görevi kötüye kullananların yargı önünde gerekli hesabı vermesini,

             –  Kuvvetler ayrılığının demokratik yönetim biçimlerindeki önemi bilinmektedir. Yasama, yargı, yürütme, basın, demokratik kitle örgütlerinin özerk olması, siyasal yapıların üzerinde bulunması acilen sağlanmasını,

              – Bilimsel, özerk üniversiteler ve eğitim kurumları oluşturulmasını,

              –  Diyanet işleri başkanlığı dağıtılmalı, cem evleri yasal statüye kavuşturulmasını,  

              – Maraş, çorum, gazi, Ümraniye katliamı davası yeniden açılıp gerçek sorumlular hesap vermelidir.  28 yıldır Sivas ( madımak)  davası bir türlü sonuçlandırılamadı, gerçek sorumlular bir türlü yargılanmadı, acilen gerekli adımlar atılarak, gerçek suçlular yargılanmasını,

              – Alevilerin inançsal yapısının temel taşlarını oluşturan dergâhlar hünkâr hacı Bektaş veli vakfına teslim edilmesini,

              –  Laik Devletlerde, “zorunlu din dersi “ olmaz acilen tüm eğitim kurumlarında zorunlu din derslerine son verilmesini,

               – Demokratik ülkelerde örgütlü gücün önemi bilinmektedir. Her türlü örgütlenme hakkının önündeki engellerin kaldırılmasını,

               “Eşit yurttaşlık hakkı” talep hakkımızın uygulanmasını istiyoruz.  

               Bu ülke hepimizin, hep beraber dostça kardeşçe bir arada yaşamak arzumuzdur.   Nazım üstadın dediği gibi  “yaşamak tek ve hür bir orman gibi kardeşçe sine”  şiarı yaşam felsefemizdir.

  Muharrem ERKAN

  Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu

Gen. Bşk.

« Previous Post

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir